2025: 10 Avances Científicos que Marcaron el Año

by Editora de Salud

2025, bilimin sadece laboratuvarlarda değil, siyasetten ekonomiye, etik tartışmalardan günlük yaşama kadar geniş bir alanda belirleyici olduğu bir yıl oldu. Devletlerin bilim politikaları önemli ölçüde yeniden şekillenirken, genetik müdahalelerden yapay zekâya, uzay araştırmalarından tıp alanındaki devrimlere kadar pek çok alanda daha önce imkansız olarak görülen gelişmeler yaşandı.

Bilimsel bilgi, bazen umut verici çözümler sunarken, bazen de yeni çatışmalara ve belirsizliklere yol açarak kamuoyunun tartışmalarının merkezine yerleşti. Organ naklinde türler arası sınırların zorlanmasından, yıldızlararası uzayın kimyasının çözülmesine, yok olmuş türlerin geri getirilmesi tartışmalarından kuantum bilgisayarların gerçek araştırma araçlarına dönüşmesine kadar pek çok konu, bilimin sadece ilerlemediğini, aynı zamanda yeni sorular, riskler ve sorumluluklar ürettiğini gösterdi.

2025, bilimin hem olanaklarını hem de beraberinde getirdiği sonuçları daha görünür kılan bir dönüm noktası olarak tarihe geçti.

ABD’de Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminde bilim politikası, görülmemiş kesintiler ve siyasi müdahalelerle şekillendi. Trump yönetimi, daha önce istikrarlı bir seyir izleyen bilim politikalarını, üniversiteleri ve akademik özgürlüğü hedef alan adımlarla değiştirerek federal araştırma destek sistemini kökten dönüştürmeye çalıştı. Bu durum, bilim insanları ile Beyaz Saray arasında güvensizliği artırdı.

Bu dönüşümün mimarlarından biri, Heritage Foundation tarafından hazırlanan Project 2025 doğrultusunda Beyaz Saray Bilim ve Teknoloji Politikası Ofisi’ne atanan Michael Kratsios oldu. Kratsios liderliğinde “Gold Standard Science” adlı yürütme emri hayata geçirildi. Bu emirle federal fonların merkezileştirilmesi, Beyaz Saray Yapay Zekâ Eylem Planı ve Project Genesis gibi dört büyük reform gerçekleştirildi. Bu adımlar, özel sektör yatırımlarını teşvik ederken, akademik dünyayı sıkı bir siyasi denetime tabi tuttu.

(Donald Trump ve Sağlık Bakanı Kennedy Jr. // Fotoğraf: Eric Lee – New York Times) 

2025 ayrıca, üniversiteler ile devlet arasındaki 80 yıllık “bilim ortaklığını” da zayıflattı. Trump yönetimi, üniversitelere sağlanan hibeleri askıya aldı, iptal etti veya azalttı. National Science Foundation ve National Institutes of Health ise bütçe belirsizliği nedeniyle harcama yöntemlerini değiştirmek zorunda kaldı. Beyaz Saray ile Kongre arasındaki bütçe krizi 43 gün süren bir hükümet kapanmasına neden olurken, üniversite harcamalarına getirilen sınırlamalar ve yeni bağış vergisi, yükseköğretimde mali baskıyı artırdı.

leer más  Gripe en Gironda: Aumento de casos y pico en una semana

Bu durumdan en çok öğrenciler ve genç araştırmacılar etkilendi. Doktora kontenjanları azaltıldı, göç ve çeşitlilik karşıtı politikalar özellikle uluslararası öğrencilerin kariyerlerini tehdit etti. 2025 sonbaharında ABD’deki uluslararası öğrenci sayısında %17’lik bir düşüş yaşandı. Öte yandan, Elon Musk’ın etkisiyle kurulan ve kısa süre sonra kapatılan Hükümet Verimliliği Bakanlığı (DOGE) kalıcı bir etki bıraktı. Russell Vought’un uyguladığı tasarruf politikalarıyla 200 binden fazla kamu çalışanı işten çıkarıldı ve bu durum, ABD bilim altyapısında uzun vadeli bir zayıflama endişesi yarattı.

Organ nakli alanında ise önemli bir eşik aşıldı: Ocak ayında ABD’de, genetiği düzenlenmiş bir domuz böbreğinin dördüncü kez bir insana nakledilmesi, bu alandaki en somut adımlardan biri oldu. Nakil yapılan Tim Andrews, domuz böbreğiyle rekor sayılabilecek 271 gün yaşadı. Ekim ayında organ işlevini yitirmesine rağmen, Andrews bu süre boyunca diyalizden kurtuldu ve böbrek nakli bekleyen hastalar için umut sembolü haline geldi.

Bu gelişmelerin önünü açan adımlardan biri, ABD Gıda ve İlaç Dairesi’nin (FDA) iki biyoteknoloji şirketine ait domuz böbreği nakli denemelerine “şefkatli kullanım” kapsamında onay vermesi oldu. Bu mekanizma, hayati tehlikesi bulunan ve başka seçeneği olmayan hastaların deneysel tedavilere erişmesine olanak tanıyor. Benzer şekilde Çin’de bilim insanları, bir domuz karaciğerinin bir bölümünü 38 gün boyunca insan vücudunda çalıştırmayı başardıklarını açıkladılar.

(Tim Andrews // Fotoğraf: Billy Hickey – The New York Times) 

You may also like

Leave a Comment

Este sitio usa Akismet para reducir el spam. Aprende cómo se procesan los datos de tus comentarios.